İsrail’in Gazze üzerindeki askeri operasyonunun ardından hedefinde Hizbullah ve Lübnan’ın olduğu belirtiliyor. İsrailli yetkililer, bir sonraki adım olarak Lübnan sınırına birlik gönderme ihtimalinden bahsediyor. Hizbullah ise bu duruma farklı bölgelerden cevap vereceğini açıklıyor. Bu süreçte Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.
Uluslararası Hukuk Uzmanı Prof. Dr. Selami Kuran’a göre, İsrail ve GKRY arasındaki askeri iş birliği uzun yıllara dayanıyor. Ancak, son dönemde Ada’nın güneyindeki faaliyetler uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriliyor. İngiliz askeri üssünden kalkan uçakların İsrail’e malzeme naklettiği iddiaları ve deniz kaynaklarının İsrail’in askeri çıkarları için kullanılması endişe yaratıyor.
Prof. Dr. Kuran’a göre Türkiye, Ada’nın garantörü olarak bu sürece müdahil olabilir. Ankara’nın, Ada’nın uluslararası konumuna zarar verecek faaliyetleri engelleme hakkı bulunuyor. Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanabileceği ve gerektiğinde Birleşmiş Milletler’e başvurabileceği belirtiliyor. GKRY’nin hukuk tanımazlığı durumunda Türkiye’nin çeşitli adımlar atabileceği vurgulanıyor.
Bu bağlamda, Türkiye’nin GKRY ve İsrail arasındaki ilişkide Ada’nın bütünlüğünü koruma ve hukuka uygunluk konusunda ciddi bir rol üstlenebileceği ifade ediliyor. Türkiye’nin, Ada’daki Türk halkının haklarını koruma konusundaki kararlılığı ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etme iradesi vurgulanıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]