Araştırmacı-yazar Ayla Çağlayan, Çanakkale Savaşı ve Avustralyalı bir subayın hikayesini anlattığı makalesinin, başka bir dergide ‘Serap’ takma ismiyle izinsiz kullanıldığını fark etti. Çağlayan, yaşadığı telif hakkı ihlaline karşı hukuki yollara başvurdu.
Ankara 2’nci Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, Çağlayan’ın lehine karar vererek, eserinin kendisine ait olduğunu ispatladığı için 20 bin TL tazminatın yanı sıra yasal faiziyle birlikte toplam 72 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti. Yargıtay da bu kararı onayladı.
Çağlayan, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “İlk mahkemeyi ben kazandım. İstinafa gittiler. İstinaf aşamasını da ben kazandım. Yargıtay’a gittiler. Yargıtay aşamasını da ben kazandım. Böylece telif hakkı davası benim lehime sonuçlandı. Bu süreç 2018 yılında başladı, yaklaşık 5 yıl sürdü.”
Çağlayan, yaşadığı davanın benzer sorunlarla karşılaşan diğer yaratıcı ve kültür üreticileri için örnek teşkil ettiğini vurgulayarak, “Bir mailin dava sürecinde delil olarak kabul edilmesi, eserin kendine ait olduğunu ispatlamak için noter tasdikine ihtiyaç olmadığını gösterdi.” dedi.
Çağlayan, kültür ve sanat üreticilerine, eserlerini korumak adına güvenilir yöntemlerle saklamaları ve gerektiğinde hukuki yollara başvurmaları konusunda çağrıda bulunarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğinin kendisi için önemli olduğunu belirtti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]