Almanya’nın doğusundaki Thüringen ve Saksonya eyaletlerinde gerçekleşen seçimlerde aşırı sağcı AfD’nin elde ettiği başarının Avrupa genelinde endişe yarattığı bildirildi. Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un “acı ve endişe verici” olarak değerlendirdiği seçim sonuçları, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez aşırı sağcı bir partinin birinci olduğu bir tabloyu ortaya koydu.
Son 5 yılda Avrupa genelinde ekonomik sorunlar, yaşam standartlarındaki düşüş ve göç krizi gibi faktörlerin etkisiyle aşırı sağ partilere destek arttı. Bu destek, Avrupa ülkelerindeki genel seçimlerde ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde kendini gösterdi.
AfD’nin Almanya’daki başarısının arkasında, özellikle 2015’teki göç dalgası sonrası artan aşırı sağ eğilimin etkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca, ülkenin doğusu ve batısı arasındaki siyasi kültür farkı da seçmen tercihlerini etkiliyor.
AfD’nin gençler arasında aldığı oyların artması, genç neslin ekonomik sorunlar ve gelecek endişeleri nedeniyle aşırı sağ partilere yöneldiğini gösteriyor. Bu durumu engellemek için uzun vadeli istihdam ve konut politikalarının gözden geçirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Aşırı sağın güçlenmesinin AB’nin alacağı kararları ve politikaları da etkileyeceği vurgulanıyor. AB’nin gelecekte Rusya, Çin, Türkiye gibi küresel güçlerle karşı karşıya kalacağı ve ekonomi, iklim krizi gibi konularda zorluklarla mücadele edeceği öngörülüyor.
Bu gelişmeler, Avrupa genelinde siyasi ve sosyal anlamda dikkate alınması gereken önemli bir dönemeç olarak karşımıza çıkıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]