Altının onsu, ABD Hazinesinin tahvil geri alım operasyonlarını artırması ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artıracağına dair öngörülerin zayıflamasıyla ağustos ayında yüzde 10 değer kazandı. Bu artış, son 7 ayın en hızlı aylık yükselişi olarak kayıtlara geçti.
Jeopolitik risklerin görece azalması da değerli metaller üzerindeki baskıyı hafifletti. ABD/İsrail-İran geriliminin petrol fiyatlarını yükseltmesiyle küresel enflasyon endişeleri artarken, merkez bankalarının şahin tutum sergileyeceği beklentileri zayıfladı.
Bu durum, güvenli liman olarak görülen dolara talebi artırarak emtia piyasasında, özellikle değerli metaller üzerinde satış baskısı oluşturdu. Ancak ağustos ayında bu baskı yerini yükselişe bıraktı.
Ocak ve şubat aylarında değer kazanan ons altın, Orta Doğu’daki gelişmelerin ardından mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında düşüş eğilimi göstermişti. Temmuz ayında sınırlı bir artış kaydeden altın, ağustos ayında önemli bir sıçrama yaptı.
ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırması, ABD’de yavaşlayan enflasyon ve istihdam verileri, Fed’in faiz artırım beklentilerini düşürdü. Bu faktörler, altının ons fiyatının ağustos ayını 4 bin 449 dolardan kapatmasını sağladı.
Gümüş fiyatları da benzer bir yükseliş trendi izledi. Fed’in faiz artırımı beklentilerinin zayıflamasıyla gümüşün onsu ağustos ayında yüzde 15,4 artışla 66,5 dolara ulaştı. Bu, gümüş için de son 7 ayın en hızlı yükselişi oldu.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, altın fiyatlarındaki yükselişin ABD Hazine Bakanlığının tahvil alımlarını artırma kararının bir tepkisi olduğunu belirtti. Ergezen, bu yükselişte merkez bankalarının altın alımlarının da önemli bir rol oynadığını düşünüyor.
Ergezen, altın alım işlemlerinde büyük hacimli işlemlerin görüldüğünü ve bunun kurumsal yatırımcılar veya merkez bankaları tarafından yapıldığına işaret ettiğini söyledi. Geçtiğimiz ay Çin Merkez Bankası’nın 19 ton altın alımına ilişkin raporların bulunduğunu hatırlatan Ergezen, eylül ayı raporlarında da merkez bankalarının altın alımlarının görülebileceğini öngördü.
Ergezen, dolar endeksi, tahvil faizleri ve petrol fiyatlarındaki kayda değer geri çekilmelerin yaşanmadığı bir ortamda altındaki yükselişin aynı zamanda bir tepki alımı olduğunu sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]